24.11.2021, 20:46

Aman dikkat!

Türkiye halkları ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel çıkmaza sürükleniyor. Milli sanayi, milli tarım alanları, yerli hayvancılık ve yerli üretim bir bir ortadan kalkarak küresel sermaye, ülke değerlerini eline geçiriyor.

Ucuz iş gücü, doğa talanı, plansız imar, tıkanan siyaset ve ekonomik çıkmaz ortamını gören kuzgunlar ülke semalarında çökecek olan hedeflere üşüşmek için kanat çırpıyorlar.

Milli sanayi

Milli tarım

Milli hayvancılık

Milli kalkınma bu güne kadar önemsenmedi. Yabancı sermayeye hevesi ile sürdürülen yanlış politikalar sonucu ülke artçı sarsıntılar ile Dolar, Euro depremini yaşıyor.

Fırlatıldığında kontrolden çıkıp yörüngesine oturmayan füzeleşen ekonomi, siyaset, eğitim ve sağlık kontrol edilemiyor.

Ülke topraklarının, ormanlarının, akarsularının, ucuz iş gücü olarak insanların küresel sermaye hevesine heba edilmesinin sonuçları bir bir ortaya çıkıyor. Üretmemenin sonuçlarını açıkça görüyoruz.

BİRLİKTE MÜCADELE

İşçi, emekçi, yoksul köylü, gençlik, kadınların ortak taleplerine ortak çözüm yaratmaları için birleşmekten başka çareleri yok!

Din, mezhep, ulus ve milli duygular üzerinden yürütülen ayrımcı siyaset çöküyor. Uzun yıllardır yoksulluk çilesini çeken halk bugün açlığı yaşıyor.

İnsanlık kendisinin bugünü, çocuklarının yarını için endişeli. Siyaset mühendislerinin belirlediği ekonomik rota sermayenin lehine ilerliyor. Küresel ve işbirlikçi sermayenin daha çok kazanma hırsı ile estirdiği rüzgar tufana dönüştü. Üzerlerine gelen tufana karşı yoksul halklar; iş, ekmek, özgürlük talepleri ile birleştiler.

Sermaye kendi isteğine göre, ekonomik, siyasi parkur belirliyor. Radarından çıkan ekonomi rotasını derin dehlizlere çevirdi.

Bu gelişmelerden en çok etkilenen; işçiler, yoksul köylüler, memurlar, gençler, kadınlar açlığa, yoksulluğa karşı meydanlara inerek toplumsal tepki veriyorlar.

HAK VE ÖZGÜRLÜKLER MÜCADELESİ İNSANİDİR

İnsani sorumluluk, duyarlılık gösteren bireylerin tepkisi Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir’de toplumsal tepki olarak şehirlerin meydanlarına taşındı.

Aman dikkat!

Dikkat çekme nedenim tam bu noktada önem arz ediyor.

Önemsiyorum, çünkü daha önceki yaşanmışlıkların tecrübesi var.

Türkiye halklarının ortak sorunlarına ortak çözüm arayışlarını meydanlara taşımaları elbette güzel bir gelişme. Önemli olan meydanlara taşınan hak ve özgürlük mücadelesini kendi özü içinde sürdürülmesi. Mesele: Yanlış tutumlar sergileyenlere fırsat verilerek, bireylerin tek tek kendi sorunları için geldikleri meydanlardan üçer beşer ayrılması değil.

Asıl mesele: meydanlardaki demokratik hak ve özgürlükler için sergilenen güzellikleri görüp aynı sorunları yaşayanların onlar, yüzler, binler, on binler olarak meydanlara akın edip birleşerek büyümesidir.

TOPLUMSAL DUYARLILIK

Ne idüğü belirsiz kişi veya kişilerce sosyal medyadan yer ve zaman verilerek halk sokağa çağırılıyor. Kimin, kimleri neden nereye çağırdıklarına dikkat edilmeli.

Toplumu bölen, ayrıştıran, kutuplaştıran… Toplumu ortak sorunlarından koparan, sorumsuzluklar örgütlü mücadele ile boşa çıkarılmalı.

Ekonomik ve siyasal gelişmelere karşı toplumsal tepki örgütlülük gerektirir. İşçi, emekçi, yoksul köylü, gençlik, kadın, meslek örgütleri ve STK’lar kendi üyelerini kendi talepleri için mücadele etme sorumluluğu içinde tutmalılar.

Siyasi Partiler, Sendikalar, Meslek Örgütleri, Sivil Toplum Kuruluşları ortak sorunlarına, taleplerine ortak çözüm için birleşerek bütünleşerek önderlik tutumunu her koşulda ortaya koymalı… Meydanlarda birleşen halkların içine sızarak mücadeleyi zayıflatmak için: Kırma, dökme, yanlış yönlendirme, kışkırtma, şiddet, saldırıları ortamı hazırlayan provokasyonlara fırsat verilmemeli. Güvenlik kuvvetleri görevlerinin toplumsal tepkiye karşı meydanlarda çıkan toplumun güvenliğini sağlamak olduğu bilgisi içinde hareket etmeli. Nitekim toplumun meydanlara taşıdıkları ekonomik, sosyal, siyasal talepler, sorunlar güvenlik kuvvetlerinin de talepleri sorunları.

Bugün, işçilerin, emekçilerin, yoksulların muhalefetine önderlik edecek Siyasi Partiler, Sendikalar, Sivil Toplum Kuruluşları ortak tepkiyi örgütlü bir güç olarak bütünleştirmelidir.

Meydanlarda iş yerlerine, Polise, araçlara, iş yerlerine saldırmaya kalkışan provokatörlere karşı dikkatli olunmalı.

Toplumsal siyasal tepki sadece örgütlü güçlerin üretimden gelen gücünü kullanmasıdır.

Boykot, grev, genel grev taleplerini hayata geçirme mücadelesidir.

Daha önce çokça ortaya çıkan bankalara, araçlara, Polislere, iş yerlerine saldırı sadece toplumsal muhalefeti dağıtmak için sergilenen provokatörlerin işidir.

Meydanlarda bu türden yönelimler mutlaka önlenerek, girişimler boşa çıkarılmalıdır. Ekonomik, sosyal, siyasal ortak taleplerin mücadelesinin verilmesi devrimci, demokrat, sosyalist, komünist insani, vicdani, ahlaki, kültürel ve vatandaş olma sorumluluğudur.

Kendi talepleri için sokağa çıkan inşaat işçisi banka camını kırmaz. Camın üretim ve montaj sürecindeki emeği ve milli değeri bilir. Kendi talepleri için meydanlarda buluşan memur Polise saldırmaz. Memur bilir ki kendi yaşadığı ekonomik, sosyal, siyasal sıkıntıları memur olan Polisler de yaşıyor. Polisler de hak ve özgürlükleri için meydanlara çıkanların güvenliğini sağlama görevlerine sadık olmalıdırlar.

İşçilerin, yoksul köylülerin, küçük esnafın, memurların ortak taleplerinin hayata geçirilmesi için verdikleri örgütlü mücadelenin karar merci sınıf sendikaları, Meslek Örgütleri ve STK’lar olmalı. Polisler, emir komuta silsilesi içinde görevli memurlardır

Polisler görev yaparken bilmeliler ki; meydanlara toplanan işçilerin, yoksul köylülerin, memurların, gençlerin, kadınların talepleri memur olan Polislerin de talebidir.

Demokratik hak ve özgürlüklere dayalı toplumsal mücadeleyi provoke etmek isteyenlere karşı dikkatli olunmalı.

İş, ekmek, özgürlük mücadelesi: İşçi sorumluluğu, insanca yaşamak için ekmek kazanmak, özgürlüklerin inşası için verilmeli.

SONUÇ OLARAK

Bireylerin kendi taleplerini meydanlara taşıması ile çoğalarak toplumsal talep oluşuyor. Ortak sorunları olan bireylerin yan yana gelmeleri toplumsal çözüm yaratma kazanımıdır. İnsani değerlerini koruma kazanımıdır. Bu kazanımlar: Ülkenin ekonomik ve siyasal bağımsızlık kazanımı olur.

Hadi hayırlısı…

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 14 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 14 33
2. Man City 14 32
3. Liverpool 14 31
4. West Ham 14 24
5. Arsenal 14 23
6. Tottenham 13 22
7. M. United 14 21
8. Wolverhampton 14 21
9. Brighton 14 19
10. Leicester City 14 19
11. Crystal Palace 14 16
12. Brentford 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Everton 14 15
15. Leeds United 14 15
16. Southampton 14 15
17. Watford 14 13
18. Burnley 13 10
19. Norwich City 14 10
20. Newcastle 14 7
Takımlar O P
1. Real Madrid 15 36
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7
banner178
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?