‘Yüzyıllardır köleliğe ve sömürüye maruz kalmış insanların torunlarıyız’

MEHMET KUZU / İZ DERGİ Afrikalılar Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Kurucu Başkanı Mustafa Olpak’in kızı Zeynep Olpak’la derneğin kuruluşu ve İzmir’de yıllardır kutlanan Dana Bayramı’nın hikâyesini konuştuk. Zeynep Hanım,...

23 Haziran 2017, 12:08 Mehmet Kuzu
‘Yüzyıllardır köleliğe ve sömürüye maruz kalmış insanların torunlarıyız’

MEHMET KUZU / İZ DERGİ

Afrikalılar Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Kurucu Başkanı Mustafa Olpak’in kızı Zeynep Olpak’la derneğin kuruluşu ve İzmir’de yıllardır kutlanan Dana Bayramı’nın hikâyesini konuştuk.

Zeynep Hanım, öncelikle sizin yaşam öykünüzü sorabilir miyim?

1986 İzmir doğumluyum. Çocukluğum, babamın hayat hikâyesinden yola çıkarak yazdığı ilk kitabının konusunu içeren Arap Kadın Kemale’nin Girit’ten ailesinin mübadele zamanı getirildiği Ege kasabası olan Ayvalık’ta geçti. Mesleğim gereği on yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Babamın vefatından sonra dernek çalışmalarına destek olmak amacıyla yarı zamanlı İzmir’de yaşıyorum diyebiliriz.

Babanız kültürel korumanın sağlanmasında çok kıymetli bir sivil toplum öncüsü. Babanızı bu hareketin öncüsü olmaya iten güç neydi?

Babam ve ailesi, renklerinin farklı olmasından dolayı çocukluk döneminden itibaren, toplumun da etkisiyle, kendi kökenlerini merak etmişler. Ege kıyılarında, pek çok Afrika kökenli insan yaşadığı için, kendileri de dâhil olarak, bunun bir toplumsal olgu olduğunu fark etmişler. Babamın düşüncesi, bu olgunun üzerine giderek geçmişini ortaya çıkarmak ve ülkemizde yaşayan Afrikalıların kendileri için de, toplumun geri kalanı için de, bu ülkenin bir parçası oldukları düşüncesini sağlamlaştırmak olduğu söylenebilir. Zira büyük şehirlerde pek sorun olmasa da, renginizin farklı olması ayrımcılığa maruz kalma olasılığını epeyce artırıyor. İnsanların niyeti ayrımcılık yapmak olmasa da bu yönde davranabiliyorlar ve bunu düzeltmek gerekiyor. Bunun için de bizim nasıl bu toplumun bir parçası olduğumuzu anlatmak gerekiyor.

Her yıl Mayıs ayında gerçekleşen Dana Bayramı nasıl ortaya çıkmış?

Dana Bayramı’nda Afrika kökenliler birleşip sıska bir dana alırlar. Bu danayı oturdukları muhitte ev ev gezdirerek yiyecek, para ve giysi toparlarlar. Amaç, azad olan kölelerin, bunların çocuklarının, annesi babası olmayan çocukların –ki Godya bakar onlara– senede bir gün et yemesini sağlamak. İşte bu gelenek senede bir gün et yeme günü olur, o sıska danayı kesip yerler. İzmir ve çevresinde yaşayanlar buna Dana Bayramı der. Bu gelenek, bugünkü Nijerya’da Yoruba (Yoruba ('Yorùbá') Nijerya'daki en büyük etnik gelenektir. Afrika’da insanlık tarihinin en eski kültürlerinden biridir, bugün de Afrika’nın bazı ülkelerinde Togo’da, Senegal’de, Kenya’nın iç taraflarında, Güney Sudan’da bu gelenek devam eder. Her yıl tekrar edilmezse Tanrı’nın yaşadıkları yerlere kıtlık ve açlık getireceği inancını taşıyarak, Afrika’da bu gelenek sürdürülür. Bir yılın bol, verimli ve bereketli geçmesi için yapılır. Anadolu’da azad olan insanların senede bir gün et yiyebilmesi yanında bir başka önemi de Godya vasıtasıyla da kimin kim olduğunun izini sürmektir.

Godya için de kafalarda ki soru işaretlerini şöyle giderelim. Godya bu insanların doğal liderleri. Genellikle kadın bir kişidir. Her bölgede bir Godya olur. Çünkü bütün aile parçalanmış, dağılmış, kim kim olduğunu bilmiyor. Herkes, annesini, babasını, kardeşini, çocuğunu arıyor. Tüm bu bilgiler Godya’da toplanır ve Godya, kimin kim olduğunu tespit eder.

Dana Bayramı'nda ne tür etkinlikler gerçekleşiyor?

Ülkemizde düzenlediğimiz Dana Bayramı’nda kölelik hakkında uluslararası akademik çalışmaları olan ve bu konuda dünyayı aydınlatan araştırmacılarında katılımıyla hem kültürel hem de şenlik niteliği olan bir etkinlik olarak kutlanıyor. Türkiye de yaşayan Afro-türklerin bir arada dayanışma içerisinde olarak birbirlerini tanımaları ve geçmişteki bu gelenekleri sürdürmeleri için düzenlenmektedir. 2007 de Derneğimizin Kurucu Başkanı Mustafa Olpak’ın çabalarıyla ilk kez Ayvalık’ta kutlanan bu bayram, bu yıl 11. kez Konak Belediyesi’nin yardımlarıyla bu sene İzmir’de 13-14 Mayıs’ta gerçekleşti.

Derneğiniz aynı zamanda size babanızın bir mirası niteliğinde. Derneğinizin çalışmalarını daha etkin kılabilmek için ne gibi planlarınız var?

Babamın daha önce verdiği bir röportajdan alıntı yaparak ‘bizimkilerin en çok yaşadıkları Tire’nin Yeniçiftlik Köyü’nde simsiyah insanlar yaşar. Onlara dernekleşmeyi anlatmak için gittiğimde üç defa beni köye sokmadılar, taşladılar. Ne Afrikalısı, biz Afrikalı değiliz, Arabız ama biraz rengimiz koyu o kadar’ diye tepki gösteriyorlardı ama sonra aştık. Bir tür kendini inkâr etme tepkisi. Toplumda yok sayıldıkları için benim onlardan olduğum bilinmesin istendi.’ Fakat şimdi Dana bayramını coşkuyla 11 senedir kutluyoruz. Bu aşamaya kolay gelinmedi ve bundan sonrasının da kolay olmayacağının bilincindeyiz.

Bu bilinçle yola çıkacak olursak Afro-türk kimliğini oluşmasını ve güçlenmesini sağlamak öncelikli vazifemiz olduğunu düşünüyoruz. Uluslararası projeler ve sanatsal faaliyetlerle derneğimizin kültürel tanıtımını yapmak daha çok insana ulaşmak, kalabalık sıcak bir aile ortamı yaratmak yeni nesillerinde bu bilince sahip olarak yaşamlarını sürdürmelerini hedefliyoruz.

Derneğinizin insan hakları temelinde önerileri nelerdir?

Biz, yüzyıllardır köleliğe ve sömürüye maruz kalmış insanların torunlarıyız. Türkiye'de de, geldiğimiz yerin bir parçası olduğumuz, kimliğini kabul ettiğimiz halde köleliğin kalıntılarını taşıdık, sömürüyse zaten herkesin derdi. Dolayısıyla, bizim gibi yalnızca emeğiyle var olabilecek insanların birbirlerini tanımak ve dayanışma içinde olmak zorunda olduklarını biliyoruz. Bu dayanışmanın gelişmesi, ayrımcılığın en ufak kalıntısının kalmaması için tüm toplum olarak çalışmak durumundayız. Bu bilincin yaygınlaştırılması bizim için çok önemli. Dolayısıyla, toplumsal alanda etkinlik gösteren kurumların da bu çabamıza destek olmasını temenni ederiz.

Okurlarımızla paylaşmak istediğiniz başka bir şey var mı?

Öncelikle derneğimize ve kutladığımız bayrama Konak Belediye Başkanı Sema Pektaş nezdinde tüm emeği geçenlere teşekkür ederiz. Her yıl mayısın ilk ya da ikinci haftası kutladığımız Dana Bayramı’na tüm bölge halkını davet ederiz. İz Dergi’ye sesimizin duyulmasını sağladığı için de ayrıca çok teşekkür ederiz.

Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz, mücadelenizde emeğinizin karşılık bulmasını temenni ederiz.

Yorumlar (0)
banner96
banner177
21°
açık
Günün Karikatürü Tümü
Anket Tümü
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?