‘Demokratik kitle örgütleri ile birlikteliği genişletip, faşizme karşı mücadele etmeliyiz’

ÜMİT KARTAL / İZ GAZETE Cumhuriyet Halk Partisi Çiğli İlçe Başkanı Zeynel Mertoğlu ile Adalet Yürüyüşü’nden Adalet Kurultayı’na gelen süreçte yaşananları görüştük. Başkan Mertoğlu, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile Kurultay’da...

31 Ağustos 2017, 16:20 Ümit Kartal
‘Demokratik kitle örgütleri ile birlikteliği genişletip, faşizme karşı mücadele etmeliyiz’

ÜMİT KARTAL / İZ GAZETE

Cumhuriyet Halk Partisi Çiğli İlçe Başkanı Zeynel Mertoğlu ile Adalet Yürüyüşü’nden Adalet Kurultayı’na gelen süreçte yaşananları görüştük. Başkan Mertoğlu, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile Kurultay’da gerçekleştirdiği görüşmeyi de anlattı.

Parti olarak hareketli bir yaz yaşıyorsunuz. Adalet Yürüyüşü, Mitingi ve Kurultayı’nı değerlendirir misiniz?

Adalet Yürüyüşü, 16 Nisan referandumundan sonra, yapılan adaletsizliklerin Enis Berberoğlu olayında tavan yaptığı bir süreçle başladı. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, daha önce de ülkedeki adaletsizlikleri vurguluyordu. Şimdi ise ‘herkes için adalet’ diyerek Ankara’dan İstanbul’a onurlu Adalet Yürüyüşü’nü başlattı. ‘Herkes için adalet’ şiarıyla başlattığı bu yürüyüş on binlerle başladı, milyonlarla sona erdi. Bu yürüyüşte Türkiye’de ötekileşmiş, adaletsizliğe uğramış tüm yurttaşlar vardı. Hiçbir partinin logosunun olmaması da 2019’da yapılacak seçimler için stratejik bir adımdı.

Yürüyüşten sonra kurultay yapmaya neden ihtiyaç duyuldu?

Yürüyüşten sonra; adaletsizliğe uğramış tüm kesimlerin konuşacağı ve bunlardan çıkacak sonuçlarla Türkiye’de adalet isteyenlerin izleyeceği bir yol haritası çizilmesi gerekiyordu. Bu da Çanakkale Kocadere’de on binlerce insanın katıldığı Adalet Kurultayı’nda çalıştaylarla sürdürüldü. Kurultayın hazırlık aşamasından bitişine kadar orada olduğum için söylüyorum, 8 ana başlıkta çalıştaylar yapıldı. Bu çalıştayların çoğuna katıldım. Çok farklı kesimlerden siyasi görüşlerden insanların konuştuğu tartışmalar yaşandı. Sonuçta bu çalıştaylardan çıkan sonuç her alanda adaletin olmadığıdır. Genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu da son gün yaptığı konuşmada, yol haritasının ana maddelerini ilan etti. Genel başkanımızı ziyaret edip konuştuğumuzda, ilerleyen günlerde bu kurultayın kitaplaşacağını öğrendik.

Yürüyüş, Kurultay… Bundan sonra ne olur?

Benim beklentim, mahallelerde yapılacak halk meclislerinde devamlı, tartışmalara açık bir şekilde birlikteliğin devam etmesidir. Hayır bloğundaki birliktelik bir şekilde devam ettirilmeli. Doğu ve Güneydoğu’da, Karadeniz’de de farklı çalışmalar yapılacağını düşünüyorum. Çiğli’deki tüm demokratik kurumlar ve siyasi partilerle irtibatı, özellikle diktatörlüğe karşı ortak mücadele alanını genişleterek sürdürüyoruz. Bu anlamda Çiğli’de sürecin netleşmesinden sonra, ortak bir hattın kurulması çok kolay. Çünkü hali hazırda, hayır cephesindeki tüm kurumlarla iyi ilişkilerimiz devam ediyor.

Kılıçdaroğlu, yürüyüş ve kurultayla örgütü ‘büyük kavga’ya çekiyor ama sonrasında örgüt tekrar iç kavgasına dönüyor. Bu eleştiriye dair ne demek istersiniz?

Bizler, sosyal demokrat bir partiyiz. Parti içi demokrasiyi de işleten bir partiyiz. Genel başkanımız ‘büyük kavga’ya hazırlanıyor. Bizler ‘büyük kavga’yı sahiplendiğimiz gibi, parti içerisinde tatlı bir yarış yaşıyoruz. Genel başkanımız, büyük fotoğrafı görüyor. 2019’da yapılacak başkanlık seçimiyle diktatörlüğe geçilmek istenmesi söz konusu. Bu diktatörlükte sendikaların, sivil toplum örgütlerinin yok edildiği, belediyelerin müdürlükler haline getirildiği, milletvekillerinin sadece basit birer temsilci olarak görüldüğü bir ortam yaşayacağız. Bazı arkadaşlarımız ise maalesef küçük fotoğraflarında; 2019’da belediye başkanı, meclis üyesi, milletvekili vs olmayı görüyor. Bu arkadaşlarımızın da zamanla bu büyük fotoğrafı daha net göreceğini düşünüyorum. Ama partimizde geçmişe nazaran daha mücadeleci bir ruhu yakaladığımızı düşünüyorum. Korkaklar tarih yazamaz, direnenler tarih yazar.

Kurultaya Çiğli’den katılım nasıl oldu?

İl başkanlığımızda yaptığımız İlçe Başkanları Toplantısı’nda özellikle metropol ilçeler, Çiğli, Karşıyaka, Bornova, Buca, Konak ilçe başkanlıklarımızın buraya düzenli olarak her gün araç kaldırması kararını aldık. Bu karar sonucunda her gün düzenli olarak araçlarımızla vatandaşları kurultay alanına taşıdık. Gençlik Kollarımız hazırlık sürecinde kurultaydan iki gün önce orada bulunup, bize verilen çadırların kurulumu ve battaniye ve matların dağıtımında çok büyük bir sorumluluk almıştır. Kurultayın üçüncü ve dördüncü günü Çiğli’den sadece kadın ve gençlerimizi kattık. Kurultayda en büyük desteğin de İzmir’den geldiğini katılımcıların tamamı gördü.

Kurultayda Çiğli Belediye Başkanı Hasan Arslan ve İl Yöneticisi Niyazi Arslan ile beraber Kemal Kılıçdaroğlu ile uzun denilebilecek bir görüşme yaptınız? Ne görüştünüz?

Biz Çiğli İlçe Başkanlığı’na geldiğimiz günden beri yaptığımız çalışmalar hakkında Genel Başkanımız’a bilgi verdik. Belediye Başkanımız’la uyum içerisinde nasıl hareket ettiğimizi anlattık. Bu uyumun Çiğli’ye nasıl yansıdığını anlattık. Belediyemizin yerel yönetimlerde yaptığı çalışmalar hakkında kendisini bilgilendirdik. Özellikle önümüzdeki kongre sürecinin nasıl olacağı konusunda bilgi alışverişinde bulunduk. Genel Başkanımız özellikle kadınlar ve gençlere ağırlık vermemizin önemli olacağını vurguladı. Genel Başkanımız tüm mahallelerde sandık kurulmasını vurguladı.

Hasan Başkan Can Radyo’da “Bir oyum var o da Zeynel Mertoğlu’na” dedi. Ama sonrasında da Kılıçdaroğlu’nun ‘Belediye Başkanları karışmasın’ gibi bir uyarısı oldu. Kötü denk geldi sanırım?

Çiğli 1992’de ilçe oldu. 1999’da partimiz baraj altında kaldığında belediyeyi kazandığımız iki ilçeden biri Çiğli’dir. Ve 1999’dan bu yana, Çiğli’yi bizim partimiz yönetmektedir. 1999’dan beri İlçe Başkanı ile Belediye Başkanı arasında gerek sosyal medyadan, gerekse basın üzerinden hep bir tartışma ve kavga ortamı yaşanmaktaydı. Tabi bu bizi ve partimizi kamuoyu önünde zor duruma düşürüyordu, Çiğli’nin gelişmesinin önüne de ciddi şekilde engel oluyordu. 2015 ‘teki İlçe Başkanlığı seçimi ile biz bir uyum içerisinde çalışma tarzını hâkim kıldık. Genel Başkan Yardımcımız Seyit Torun’un dediği gibi ‘Yerel başarı genel siyaseti güçlendirir.’ Bu düşünce ile bizler uyumu tercih ettik. Ve bu uyum Çiğli’de halk nezdinde karşılık buldu. Referandumda lokomotif görev alarak hayır’ın oy oranını ciddi bir şekilde yükselttiğimiz görülmektedir. Belediye Başkanı’mız da bir partililik bilinciyle tüm çalışmalarımıza bizimle beraber hem maddi hem manevi olarak destek sunmuştur. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Belediye başkanları bu sürece karışmasın’ açıklaması doğrudur. Belediye Başkanımızın da bir oyu vardır, o bu uyumu gördüğü için de ‘Bir oyum var o da Zeynel Mertoğlu’na’ demiştir. Kendisi de CHP’nin üyesidir ve bundan da müdahale sonucunu çıkartmamak gerekir.

Kongre süreci Çiğli’de biraz sert mi geçiyor? Yürüyüş ve kurultay birlik duygularını kuvvetlendirmedi mi?

Şuan Cumhuriyet Halk Partisi’nin İlçe Başkanıyım. Delege ve kongre sürecini iyi bir şekilde, birlik ve beraberlik içerisinde sürdürmek benim görevim. Referandum, Adalet Yürüyüşü ve Adalet Kurultayı hep bizim önceliğimiz oldu. Fakat, bazı arkadaşlarımız bu öncelikleri unutup, delege ve ilçe kongreleri sürecindeki çalışmalarını öncelik olarak belirlediler. Hatta bizim yürüyüş ve kurultaya harcadığımız zamanı da fırsata çevirmek istediler. Bunlar partili bilincini almış bir üyenin yapacağı şeyler değildir ve partimizi büyütmez. Bizler aldığımız görevin bilinciyle bu seçimlerin yine birlik ve beraberlik içerisinde neticelenmesini sağlayacağız. Benim için esas başarı budur.

İlçe Kongresi’nde rakibiniz, eski İlçe Başkanı’nın ismi aynı zamanda il başkanlığı için de geçiyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz, İl Başkanlığı için gönlünüzden geçen bir isim var mı?

Bizler biraz önce bahsettiğim, Referandum, Adalet Yürüyüşü ve Adalet Kurultayı sürecinden arta kalan zamanlarımızı yapılacak olan delege seçimlerine ayırarak çalışıyoruz. Aldığımız bilgiye göre arkadaşlar, her mahalleden bir aday çıkarma taktiği içerisindeler. Delege seçimlerinde bir çok ismi İlçe Başkanlığı için umutlandırıp, motivasyon sağlıyorlar. Bu doğru değil. Biz nasıl çıkıp adaylığımızı açıklıyorsak, o arkadaşımızın da çıkıp adaylığını açıklaması en doğrusudur. Yoksa her mahalleden aday çıkarmak, üyelerimizi uzun vadede kıracak ve siyasetten uzaklaştıracak etkiye sebep olabilir. İl başkanlığı için ise ilçe kongrelerinin sonuçlanması en doğrusudur. Arkadaşımız, bildiğim kadarıyla İl Başkanı adaylığını da açıklamadı.

Çiğli’den 615 üyenin silindiğine dair tartışma hala bitmedi. Bu kongre sürecinde de tartışıldığını görüyoruz, bu tartışma ne zaman bitecek?

615 kişi içerisinde bulunan bir arkadaşımızın verdiği dilekçe sonrasında tekrar üyeliğe kazandırılması bizi sevindirdi. Bunun emsal kabul edilip, diğer üyelerin de üyeliklerinin iade edilmesini bekliyoruz. Bu tartışma ancak o zaman neticelenebilir.

Son olarak; üyelerinize ve Çiğlililere önümüzdeki dönem için bir çağrı ve mesajınız var mı?

15 Temmuz’dan sonra, Genel Başkanımızın söylediği gibi 20 Temmuz Darbesi ile Kanun Hükmünde Kararnameler ile faşizm sürüyor. Bizler, muhalif olan tüm siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri ile birlikteliği genişletip, faşizme karşı mücadele etmek zorundayız. Kurtuluş mücadeleden geçiyor. Ufak hesaplar partimize ve memleketimize zarar veriyor. Konuşmamızın başında sorduğunuz gibi, Genel Başkanımız’ın verdiği ‘büyük kavga’yı görüp destek olmak zorundayız. Birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek zorundayız. Bu parti herkesi kucaklayacak kadar büyük. Herkesin siyaset yapacağı bir ortama sahip... Bu anlamda şimdiye kadar partimize üye olmamış, Cumhuriyet, demokrasi ve sol değerlere sahip tüm yurttaşlarımızı partimize üye olmaya ve bu kavgaya omuz vermeye davet ediyorum. Gazeteniz de az önce bahsettiğim değerleri içerisinde barındıran, takip ettiğim gazetelerden bir tanesidir. İz Gazete çalışanlarını buradan sevgilerimi sunuyor, teşekkür ediyorum.

Biz teşekkür ederiz.

Yorumlar (1)
Bir secmen 2 yıl önce
Biraz daha kalirsaniz siz kaybedeceksiniz beraberinde CHP de kaybedecek bunun bilincindesiniz umarim...Öncelikle cöp konusu ulasim konusu hic bir sey soz verildigi gibi yerine getirilmedi.
banner96
banner178
16°
açık
Günün Karikatürü Tümü
Anket Tümü
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?