DOLAR
3,5766 % 0,04
  • Yeşim Yavuzer

    Yeşim Yavuzer

Birtakım ciddiyetsizlikler, cehennem ve kakofoni

K

Kötülüğün böylesine egemen olduğu bugünlerde her şeyin o kadar dışındayız ve o kadar bir şeylere ‘müdahale edemiyoruz’ ki... Ne yapsak, ne söylesek karşılığı da yok muhatabı da. “İnsan gerçekten hayret ediyor” ama yine her seferinde elbette “Böyle bir şey olabilir mi ya?” hayretine düşecek, “doğru bulmasak” da “Anayasa’ya -ve ahlaka- aykırı” olan her şeyi olağanlaştırmak suretiyle sessizliğimizi koruyacağız. Çünkü neden? Çünkü halka bunu açıklayamayız değerli arkadaşlar! Meşru olmayan bir referandumun meşru olmayan sonuçları bir şekilde kanıksatıldı. Ülke gündemi: CHP’nin iç sorunları ve 2019 seçim çıkarları. Şahsen bunu doğru bulmuyorum! Kusura bakmayın; “Eyyy blablabla... Yav sen kimsin yav?” ve “Böyle bir şey olabilir mi ya?” olmak üzere iki soru cümlesi üzerinden anılan noktaya gelen koskoca Türkiye siyaseti üzerine de, benim oyumu koruyup hesabını sormayan arkamda da durmayanlara dair de bir şeyler(!) söyleme ciddiyetimi tabii ki yitirdim. Ne söylense, ne yazılsa yüreği .. Devamını Oku

Parçalanmış ha(l)klar ve AKP – 3

B

Bugün verilen mücadele; devletin tüm imkanlarını kullanarak benim paramla beni sadece ‘evet’ propagandasına maruz bırakan iktidarın rejimi değiştirmesine karşı değildir sadece. Bugün verilen mücadele; ‘hayır’dan sonrası için yükseltilmesi gereken -ve beklenen-mücadelenin ayak sesleridir. O mücadele ki; mütedeyyin Anadolu insanından ‘militan’ yaratan bu güruhun karanlığına karşı verilecek olan mücadeledir! Hepimizin AKP’nin 15 yıllık iktidarında memleketin her kurum, kuruluş ve mesleklerinin itibarsızlaştırılmasına ve başımıza gelen felaketlere dair söyleyecek çok fazla şeyi var. Sadece benim kuşağım; Gezi Direniş’ni hazırlayan süreç, Gezi Direnişi ve bugüne dek ‘maruz kaldıklarımız’ için bile yüz binlerce sayfa yazabilir. Ethem’i kafasından vuran katil polis Ahmet Şahbaz’ın 1 yıl 4 ay 20 gün olan hapis cezasını 10 bin 100 TL para cezasına çeviren adalet için söyleyeceklerimiz var mesela. Evine girip, kendi evinde ailesinin gözleri önünde Dilek’i vurup öldüren polisler ve on.. Devamını Oku

Parçalanmış ha(l)klar ve AKP - 2

M

Milyarlarca yıllık tarih, koocamaan yeryüzü... Gözümüzü açtık AKP ve Erdoğan! Bu da bizim kuşağın şansı(!) ve sınavı abiler... Bizim kuşak demişken... Gezi Direnişi memlekette ‘orantısız mizah’ patlaması yaşattı da bazıları bu ‘orantısız’lık meselesini çok yanlış anladı. Finike portakalını kesip suyunu içerek Hollanda’yı protesto eden ‘zeka’... (Aynı zeka örneği: Tekirdağ Valisi Coca Cola’yı Fanta içerek ‘protesto’ etmişti.) Hollanda bayrağı diye Fransa bayrağı yakan güruh... Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’a twitter’dan “az kaldı sizi sandığa gömecez osmanlı kurulacak sizi de hollandaya gömecez ve hollanda tr 83 plaka olacak bekleyin” yazan AK cengaver... Beyaz TV canlı yayınında Hollanda’ya “Sabahtan beri içimde kalacak... Bu faşizan kararı veren kimse, g*t lalesi” diyen futbol yorumcusu... Atlara binip, “Sayın Başbakanım izin verin AT’larımızı Hollanda’ya sürelim” diye pankart açan yürek yemişler... Hollanda polisini arayıp ‘geliyoruz yakında oraya’ de.. Devamını Oku

Parçalanmış ha(l)klar ve AKP - 1

“ ‘Dilediğini söyleyebilirsin. Burası özgür bir ülke!’ bu ifadeyi durup anlamını düşünemeyecek kadar sık kullanır ya da duyarız. Onu, bizim ve karşımızdakinin kolayca anlayacağı, açık ve aşikar bir ifade olarak kabul ederiz. Bir bakıma özgürlük, soluduğumuz hava gibidir. Bu havanın ne olduğunu sormaz, onun hakkında düşünüp tartışmaya zaman harcamayız. Şayet kalabalık ve havasız bir odada nefes darlığı çekmiyorsak...” Bu cümleler, Zygmunt Bauman’ın ‘Özgürlük’ kitabının giriş cümleleri... Türkiye olarak, Hitler faşizmini, nazizmi dibine kadar yaşayıp bedel ödeyenlere ‘nazi artığı’ ithamlarında bulunduğumuz; Avrupa’ya demokrasi, insan hakları, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi konularda ahkam kestiğimiz günlerdeyiz. Komşularımızla arayı bozduk yetmedi, yanı başımızdaki savaşa –öyle ya da böyle– ‘katkı’ sunduk yetmedi; şimdi de Avrupa ülkeleriyle dört nala bozuşuyoruz. Öyle ki hayaller vizesiz Avrupaydı, gerçekler ‘istenmeyen kişi’ ilan edilip sınır dışı olmak! Çünkü neden? Çünkü is.. Devamını Oku

Ayağa kalkalım ve birleşelim!

H

Her şeye ve herkese rağmen umutla karşıladığımız -en azından karşılamaya çalıştığımız- 2017 de ‘katliam’la geldi. Bir an olsun ‘umutlanmasınlar!’ Bir an olsun ‘nefes al(a)masınlar!’ Reina’ya dalıp 7 dakikada 6 şarjör değiştirip 180 mermi ile 39 insanı katleden katil hala içimizde! Artık nasıl bir profesyonellikse (!) günlerdir yakalanamadı... ‘Sadece o an orada olmadığımız için’ hayatta kaldık ve ‘o an orada olmadığımız için’ Tanrı’ya şükrettik(!). Utanarak, acıyla ve öfkeyle şükrettik. Elif Şirin’in paylaşımında vücut bulsa da çoğu insanın aklından geçirdiği o soru: “Neden İzmir’de patlama olmuyor?” Oldu işte. İzmir’de de oldu. İstanbul’da da oldu. Ankara’da da, Suruç’ta da, Kayseri’de de, Bursa’da da, Diyarbakır’da da oldu. Oluyor, oldu, olacak. Son bir buçuk yılda 36 bombalı/silahlı saldırıda (bildiğimiz) 500’den fazla insan hayatını kaybetti. Bizler ise, ‘Sadece o an orada olmadığımız için’ hayatta kaldık ve ‘o an orada olmadığımız için’ Tanrı’ya şükretti.. Devamını Oku

Bi’ nefes

N

Normal şartlarda belki de 15 yılda yaşayabileceğimiz felaketleri son 1.5 yılda yaşamış olmanın ağırlığıyla; -lanet olası- 2016 bitiyor diye ‘oh’ çekerken; -güçsüz bir umutla- karşıladığımız 2017’den de -bir başka- ‘oh’ bekliyoruz. Acılara acılar ekledik... Öfkelere öfkeler... Yumruklar sıkıldı, sıkıldığıyla kaldı; dişler sıkıldı, sıkıldığıyla kaldı... Yasını bile tutamadık kaybettiklerimizin... Aha son dakika! Aha patlama! Aha müdahale! Aha gözaltı! Aha tutuklama! Aha KHK! Aha yine konuşuyor! Aha! Aha! Aha! Korkunç bir çıldırmışlığın içerisindeyiz... Her ‘patlama son dakikası’ yüreğimizde ve beynimizde patlıyor. Öyle bir an ki o! Çıldırarak sevdiklerimize ulaşmaya çalışıyor, ulaşamıyoruz. Telefona sarılıyoruz önce. Telefonun çalması, açılması ve duyduğun ‘iyiyim’e sığan sürede yaşadığımız çıldırmışlıktan bahsediyorum! Arayamadığının ya da arayıp ulaşamadığının orada olmaması için Tanrı’ya yalvarırken ki çıldırmışlıktan! ‘Kim orada olabilir’ diye hayatındaki h.. Devamını Oku

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Köşe Yazıları

Arşivde Ara

Dikey