DOLAR
3,5766 % 0,04
  • Abit Dursun

    Abit Dursun

Güneşin zaptı yakın

&

''Her şerde bir hayır var'' der atalarımız. Umarım 16 Nisan'da da öyle bir şey olur. Muhaliflerin arzusu Erdoğan'ın '' Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olması.'' Bu Referandum bir düşüşün başlangacı olur mu bilemiyorum? Bu konuda bazıları gibi pek iyimser değilim. Ancak gördüğüm bir şey var ki o da, Sol'un her rengi ilk defa ama demeden, fakat demeden aynı amaç doğrultusunda enerjisini harcıyor. '' Bir musibet bin nasihatten evladır'' der yine atalarımız. Cumurhurbaşkan'ı Erdoğan'ın başkanlık ısrarı; yıllardır bırakın bir mücadele içinde birlikte olmayı, neredeyse ve mümkün olsa aynı oksijeni bile solumayı ret edecek Sol akımları bir araya getirdi. Yani bir nevi Sol'u birleştirdi(!) Bu durum İktidar çevrelerinde ciddi bir rahatsızlığa yol açtı. Etnik siyaset yapan iki Parti ( HDP-MHP) tabanı ile Liberal kesimi yemlEyeceği konuların kalmayışı da rahatsızlığı katladı, katlamaya da devam ediyor.. Devamını Oku

İzmir’in şehirlerinde de çiçekler açar

B

Bilinen bir gerçektir; genel iktidarın yolu yerelden geçer. Dünyanın her yerinde de bu böyledir. Halklar siyasi partilere genel yönetimleri teslim etmeden ilk önce yerel iktidarları teslim eder. Önce bir boyuna posuna yani icraatlarına bakar, hal ve gidişi iyi ise takip den ilk genel seçimde ülkenin yönetimini bütünüyle teslim eder. Afrika ülkelerinde de, Avrupa ülkelerinde de… Türkiye’de de bu böyle olagelmiştir. Bizde ise bu yönelim, sadece sol partiler söz konusu olunca biraz aksamıştır. Sosyal demokrat partilere bazen geneli tek başına değil koalisyonlara ortak ederek teslim etmiştir. 12 Eylül 1980 öncesinden CHP, sonrasında ise Halkçı Parti, SODEP, DSP, SHP ve tekrar CHP olmak üzere o gelenekten beslenen tüm partiler yerel yönetimlerde iktidar olmuş, daha sonrada tek başına olmasa bile koalisyonlarda yer alarak ülke yönetiminde söz sahibi olmuşlardır. AKP’nin iktidara geliş sürecinde de aynı yol takip edilmiştir. Aslında bugün rejimi değiştirecek güce ulaşılmasının temelini, AK.. Devamını Oku

Hayır’lı iki örnek

T

Türkiye’nin bekasının oylanacağı bir sürece girmiş bulunuyoruz. Anayasa değişikliği meclisten geçti, bugün yarın Erdoğan’ın onayına sunulacak. Muhtemelen 9 Nisan’da sandığa gideceğiz. Bu arada iki ilginç olay yaşandı, kullanacağımız oya veri oluşturacak. 1. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev,:’’ kullanmış olduğum yetkiler bir cumhurbaşkanı için çok fazla, bir kısmı meclisin yetkisinde olmalı. Ben sadece başta Dış politika olmak üzere temsili konularla ilgilenmeliyim.’’ dedi. 2. İse daha yakın zamanda gerçekleşti. ABD’nin taze Başkan’ı Trump; yayınladığı bir kararnameyle 7 müslüman ülkenin (vizeleri olsa bile) vatandaşlarının ABD’ye girişini yasakladı Ayrıca yeşil kartlı olanlarında sınır dışı edilmesi kararın bir diğer maddesini teşkil ediyordu.. Bunun üzerine New York Federal Mahkemesi’nde görülen duruşmada Federal Hakim  Ann Donnelly,’’ sınır dışı kararının onarılması mümkün olmayan bir zarara yol açabilir’’ diyerek Trump’un kararnamesini iptal etti. İstesek yaşadı.. Devamını Oku

Hayır demek yeterli mi?

B

Bugün geldiğimiz nokta; Kurtuluş Savaşının koşullarından daha ağır ve vahim bir durumdadır. Neden mi? Şunun için: Halk olarak o zamanki birlikte yaşama ve mücadele etme duygumuzu yitirdik. En yaşamsal sorunlarda bile ayrışma had safhada. Yaşamın, siyah-beyaz dışındaki tüm renklerinden azat ettik kendimizi. Hedefsiz, amaçsız hale dönüştük. Oldukça geniş bir kesim bu yüzden de hayattan keyif almıyor, anti depresanlarla yaşama tutunmaya çalışıyor. Tamam, bugün yaşadığımız olumsuzluklar geçmiş yıllarda da vardı. İşsizlik, yoksulluk, özgürlük gibi meselelerimiz hiçbir zaman gündemden düşmedi. Belki bugünkü kadar yoğun ve can yakıcı düzeyde değildi, ama şöyle de böyle de olsa vardı… Ancak hiçbir zaman sorunlar karşısında bu kadar yılgınlığa düşmemiştik millet olarak… Hiçbir zaman bu kadar başka memleketlere göç etmeyi düşünmemiştik canhıraş bir halde! Koşullar Kurtuluş Savaşı’ndan daha ağır demem bu yüzden. Takım olma duygunuzu, inancınızı yitirirseniz, sizden en zayıf t.. Devamını Oku

Zehirle mücadeleye devam

H

Horace Mann,’’ Zararlı alışkanlık bir halata benzer. Her gün bir lif örer ve sonunda, onu koparılamayacak kadar güçlü yaparız’’der. Uyuşturucu türevi maddeler, son yıllar da birçok ülkenin- tabi ki Türkiye’nin de – başını oldukça ağrıtmaktadır. Gün geçmiyor ki bir dramatik olay, gazete sayfalarına manşet olmasın, beyaz camda ki yürek burucu görüntülerle evlerimize konuk olmasın. Uyuşturucu; bir yandan insan müsveddesi zehir tacirlerine trilyonluk servetler kazandırırken, diğer yandan da, adını bile bilmediğimiz nice insanın ocağını söndürmektedir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; 1987 Yılında, uyuşturucusuz temiz bir toplum hedefine ulaşma ve uluslararası alanda eylem ve işbirliğini güçlendirmek amacıyla her yıl 26 Haziran gününü ‘’uluslar arası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü’’ olarak ilan etmiştir. BM geçen yıl (2014) 26 Haziranda da her yıl olduğu gibi’’ Dünya Uyuşturucu Raporunu’’yayınladı. Rapor’da çarpıcı başlıklar dikkat çekiyor: --- 2014 Yılın.. Devamını Oku

Hangi demokrasi?

D

Demokrasi kelimesinin aslı, Yunanca Dimokratia ( yani dimos, halk zümresi, ahali+Kpatoç yani kratia iktidar) sözcüğünden türemiştir. Türkçeye, Fransızca democratie sözcüğünden geçmiştir. Demokrasi halkın yönetimi, halkın kendi kendini yönetmesi anlamına gelen siyasi yönetim biçimi. Genel olarak, temsil, çoğunluğun yönetimi, partiler arası karşıtlık ve yarışma, alternatif hükümet şansı, kontrol, azınlık haklarına saygı gibi temel kavram düşüncelerle belirlenen politik sistem. Genel ifadesini, yurttaşlar arasında ekonomik bakımdan büyük farklılıkların olmaması gerektiği görüşünde bulan, bireylerin doğuştan getiren, sonradan sağlanan, ırk ya da mezhebe dayalı ayrıcalıkları olmaması gerektiğini savunan, kısacası bir eşitlik fikri, yani toplumdaki iktidar sisteminin, insanlar arasındaki farklılıklara göre değil de, benzerliklere göre dayanması tezi üzerine yükselen yönetim tarzı. Yani demokrasi; eşitlik ilkesine dayalı bir yaşam biçimi.... Yukarıdaki ansiklopedik bilginin özünü aslında a.. Devamını Oku

Kanunların bittiği yerde zulüm başlar

K

Kötülük de kayıt altındadır, tıpkı iyilik gibi. Aksi halde yüzlerce hatta binlerce yıl öncesi yaşanmış bir yığın fenalıktan bugün için haberimiz olmazdı Papaz  Cril tarafından göz koyduğu matematikçi kadını, yalanla kurgulanmış sayısız iftirayla ‘’büyücü’’ ilan edip galeyana getirdiği halka ‘’çanak-çömlek’’ile parçalattırarak feci bir şekilde öldürtmesinden nasıl bilgi sahibi olabilirdik yoksa? Matematikçi Hypatia, onu öldürten papaz Cyril,( İskenderiye-İÖ 415) unutulmadı elbette. Tıpkı 1600 yılında Roma’da, önceden hükmü vermiş ve sadece adı mahkeme olan Engizisyon’un kararı gereği Campo Di Fiori Meydanı’nda yakılarak öldürülen Giarduno Bruno’nun da unutulmadığı gibi… Hiçbir şey unutulmaz, aradan isterse asırlar geçsin. Tarih baba bir bir kaydediyor, iyiliği de zulmü de! O anlık ki kudretin sarhoşluğuna kapılıp acımasızlığın doruğuna erişen nice tiran, günü geldiğinde halkı tarafından ayağından asılmıştır darağacına. Hitler, Musonili, Salazar, Franko, Pinoşe…80 yıllık Dü.. Devamını Oku

Kanunların bittiği yerde zulüm başlar

K

Kötülük de kayıt altındadır, tıpkı iyilik gibi. Aksi halde yüzlerce hatta binlerce yıl öncesi yaşanmış bir yığın fenalıktan bugün için haberimiz olmazdı. Papaz Cril tarafından göz koyduğu matematikçi kadını, yalanla kurgulanmış sayısız iftirayla "büyücü" ilan edip galeyana getirdiği halka "çanak-çömlek" ile parçalattırarak feci bir şekilde öldürtmesinden nasıl bilgi sahibi olabilirdik yoksa? Matematikçi Hypatia, onu öldürten papaz Cyril,( İskenderiye-İÖ 415) unutulmadı elbette. Tıpkı 1600 yılında Roma’da, önceden hükmü vermiş ve sadece adı mahkeme olan engizisyonun kararı gereği Campo Di Fiori Meydanı’nda yakılarak öldürülen Giarduno Bruno’nun da unutulmadığı gibi… Hiçbir şey unutulmaz, aradan isterse asırlar geçsin. Tarih baba bir bir kaydediyor, iyiliği de zulmü de! O anlık ki kudretin sarhoşluğuna kapılıp acımasızlığın doruğuna erişen nice tiran, günü geldiğinde halkı tarafından ayağından asılmıştır darağacına. Hitler, Musonili, Salazar, Franko, Pinoşe…8.. Devamını Oku

Ömer Hayyam ya da 'Çadırcının oğlu'

&

'Tanrı gibi gökyüzüne uzanabilsydim, canına okurdum şu feleğin,canına. Bir dünya kurardım,gönlümce,yepyeni, ey insan,derdim,ey insan, dile benden ne dilersen.' Kimileri onu, 'Zevk ve safa şairi' olarak tanımlar. Kimileri içinse o,'10.yüzyıl hümanistidir.' Çadır imalatçısı bir baba; Kur'an, Hadis, Felsefe, Matematik ve Astronomi bilimleriyle yoğrulmuş bir çocukluk ve gençlik dönemi. Yaşadığı çağın geleneğine uygun olarak 'Hayyam' yani 'Çadırcı' takma adını alır. Ömer Hayyam'ın doğduğu tarih tam bilinmemekle birlikte,1025-1050 yılları arasında doğduğu sanılıyor. Yine eldeki bilgilere göre ölüm tarihi 1121'dir.Yaşamı sürekli sorgulamayla geçer. Kuşkusuz Yunan felsefesiyle olan dostluğunun bunda payı büyüktür. 'Cehenneme hani kim gitmiş?' 'Hani, cennetten dönen kim?' Bu dizelerde Hayyam'daki 'sınırsız kuşkuculuğun' izlerini görmek mümkün. Kuşkuculuğu onu, özgürleşmenin temeli olan .. Devamını Oku

Mutsuzlar ülkesi

H

Helen Keller,’’ Kimse mutluğu üretmeden, tüketme hakkına sahip değildir.’’der. Yeni bir yıla girerken hep aynı dilekte bulunduk sevdiklerimize… Sağlık, başarı, mutluluk… Yazılı ya da sözlü iletişimle milyonlarca insan 31 Aralık gecesinde birbirleri için diledi, istedi mutluluğu… Oysa o dilediğimiz mutluluğu daha filizken elbirliğiyle kuruttuğumuzu unutarak… Yalanın… Sahtekârlığın… İkiyüzlülüğün… Vicdansızlığın… ….ve hırsızlığın en geçerli akçe olduğu bir coğrafyada mutlu olabilmek mümkün müdür? Birilerine mutluluk dilerken o birilerini sürekli mutsuz kılıyor olabiliriz mi? Ömrü hayatı yağcılık ve yalakalıkla geçirip,  sonra bu işlerde bezi olmayanların mutlu olmasını oturup beklemek…olası mıdır?  ‘’Asıl’’ yurttaş Mehmet’in asgari ücretli maaşı, yeni yıldan itibaren günlük 2 lira arttı! Yani bir simit parası! Yani bir binişlik otobüs ücreti! Oysa,‘’ Vekil’’ yurttaş Mustafa’nın platinum kredi kartlı maaşında ki günlük artış ise onla.. Devamını Oku

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Köşe Yazıları

Arşivde Ara

Dikey