DOLAR
3,5766 % 0,04
  • Ümit Kartal

    Ümit Kartal

    HABERİN İZİNDEN

İz Dergi Mayıs: Zeytine, Kazım’a, Hayır’a özgürlük…

“Okulda defterime, sırama ağaçlara, yazarım adını Okunmuş yapraklara, bembeyaz sayfalara yazarım adını Yaldızlı imgelere, toplara tüfeklere, kralların tacına En güzel gecelere, günün ak ekmeğine, yazarım adını Tarlalara ve ufka, kuşların kanadına Gölgede değirmene yazarım Uyanmış patikaya, serilip giden yola Hınca hınç meydanlara adını ey Özgürlük” Baskıya girmenin son gün telaşıyla, sunu yazısı yetiştirme paniğiyle, tembellikle belki, kolaycılığa kaçmış olabilirim. Bir yanı bu… Ama öte yandan; o güzel kelimeyi her telaffuz ettiğimde Fransız şair Paul Éluard’ın bu mısraları geliyor aklıma: Özgürlük!  Zülfü Livaneli’nin bestesiyle mırıldanarak hem de… ‘Milletçe’ özgürlüğe en ihtiyaç duyduğumuz günlerden geçiyoruz. Nefes almaya ihtiyacımız var. Dergiyi baskıya gönderdiğimiz her sayıdan sonra, “bir sonraki sayı için ‘keyifli’ bir içerik düşünelim artık” diye sözleşiyoruz ama her defasında öyle keyifsiz gelişmeler yaşıyoruz ki, başaramıyoruz. Bir süred.. Devamını Oku

Genel-İş 1 Mayıs’ın onurunu korudu: "Hırsız Erdoğan, işbirlikçi YSK"

U

Uluslararası işçi sınıfının birlik mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs… Sağdan ve soldan, sıkça oraya buraya çekilmek istense de, ne olduğu adında saklı, adında net bir gün 1 Mayıs: Uluslararası, işçilerin, birlik mücadele ve dayanışma günü. Asya ve Cihan’la İzmir 1 Mayıs’ını izlemek ve yansıtmak üzere Gündoğdu’da buluşmak için sabah uyandığımızda, ‘Günün sonunda bir izlenim yazısı çıkar mı acaba?’ diye düşünüyordum. Güne öyle başladık ki, bence iki satır da olsa yazmak farz oldu. Sosyal medya canlı yayını yapmak için teknik imkânsızlıklar içerisinde hazırlıklarımızı sürdürürken, Pasaport İskele’de polisin Genel İş 2 No’lu Şube üyesi işçileri durdurduğunu öğrenip hemen oraya yöneldik. İddia o ki, Genel İş 2 No’lu Şube üyesi bir işçi tam da orada, referandum ile ilgili ‘Hırsız Erdoğan, işbirlikçi YSK’ sloganı atmış ve polisler de bu slogan üzerine “Ya o sloganı atanı bize verirsiniz ya da size müdahale ederiz” diye tehdit etmiş. Gittiğimizde kavga hala sürüyordu. Hem.. Devamını Oku

İz Dergi Nisan 2017: Hayır daha bitmedi

B

Bir önceki sayımızda İzmir’in dağlarında açan ‘Hayır’ çiçekleriyle çıkmıştık. Kapağımızın çok beğenildiğini söylemeliyim. Buradan “‘evetçi devlet’ ile ‘hayırcı halk’ın referandumuna az kaldı” yazmıştım. Referandum tam da öyle oldu. Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç’in İz Gazete’ye verdiği röportajda söylediği gibi ‘İzmir’in üzerine çullandılar’… Sadece İzmir’in mi? Tüm halkın ve hayır’ın üzerine… Evet’in devletin seçeneği olduğunu, son gün oyları sayarken de bir kez daha gösterdiler. Tüm referandum nasıl adaletsiz koşullarda geçtiyse, oyların sayımı da öyle gerçekleşti. Mahallenin hilekâr şımarık çocukları gibi, gürültü ile oldu bittiye getirme çirkinliğiyle karşılaşabileceğimizi hepimiz tahmin ediyorduk ama her seferinde olduğu gibi, ‘bu kadar da olacağını sanmazdım’ dedirtmeyi de başardılar. Ama bitmedi… Anadolu’nun bilge inadı ve kararlılığı mirastır nesilden nesile. ‘Hayır daha bitmedi, mücadeleye devam’ sloganının sokakları inletmeye başlaması çok zaman almadı. Ka.. Devamını Oku

İz Dergi Mart 2017: Çiçekler açacak

T

Tüm imkan ve olanaklarıyla yüklenen ‘evetçi devlet’ ile ‘taktik maktik yok, bam bam bam’ modunda, can havliyle direnen ‘hayırcı halk’ın referandumuna az kaldı. Yaşananlar bu tarifi yapmamızı kolaylaştırıyor: Devletin evet’ine karşı halkın hayır’ı…  Hem devletin hem halkın tarafında ‘her renkten’ şahsiyet var. Belki de son yıllardaki siyasi kamplaşmaların en ‘hayırlısı’ oldu bu. Saray, kendini ortaya koydu koyalı, hiç olmadığı kadar yalnız kaldı. Bahçeli’nin ‘Devlet için evet’i de kurtaracak gibi değil süreci. Çünkü öte yandan vatandaş 14 yılın muhasebesiyle ‘Limon gibi sıkılmaya hayır’ ‘Soğan gibi soyulmaya hayır’ diyor. Yani tartışma bir yanıyla da ekonomiden sürüyor, kavga pazarda devam ediyor: ‘Gonuşmadan geçmeycen; cevap vercen’ *** Bu tarihi referandumdan hemen önceki sayımızı ‘hayır’ kapağıyla hazırlamak, yeni doğmuş dergimizin tarihine özel bir not olarak geçsin istedik. Işığı söndürülmüş, baharı soldurulmuş haldeki memleketin İzmir’e bakarak umut arayışın.. Devamını Oku

İz Dergi Şubat 2017: Yalnız değiliz

D

Dergi ve gazetemizin 1. Yıl Buluşması’nı gerçekleştirdik. İlk karnesini alan çocuklar gibi heyecanlıydık. Gönderilen mesajlara, etkinliğe katılanların renkliliğine bakınca, başarılı bir karne aldığımızı gördük ya, gururlandık. Etkinlikte de söyledim: “Yalnız değiliz ve yalnız olmamak için özel bir çaba da sarf ediyoruz” *** Önümüz referandum. Tarihin en tuhaf seçimi olacağa benziyor. İki şık var ama birini seçmek fiilen yasak. ‘Hayır’ diyeceğini ilan eden gazetecilerin işten atıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Aman ‘nazar değmesin’ ama ne yapılırsa yapılsın görünen o ki, biz kazanacağız. *** ‘Doğan büyür’ diye bir söz var. Kızım Öykü doğduğunda ‘hemen büyüse’ diye heveslenirken etrafımdan duymuştum bunu. Öykü büyüyor. Gazetemizin 1. Yılında bunu da söyledim, bebek gibi büyüyor gazete ve dergimiz de… Bu aralar emekliyoruz, yürümeye yeltendikçe de sık sık düşüyoruz. Ama ‘Doğan büyür’, büyüyen yürür… İzmir’e layık olmak için daha sağlam adımlarla yürümek istiyoruz. Bu s.. Devamını Oku

Bir öneri: Hayır’lı akşamlar ziyaretleri

2

21 Ocak’ta gazetemizin 1. Yıl Buluşması’nı gerçekleştirdik ve yeni yılımızın sloganını ilan ettik: İzmir’in en ‘hayır’lı gazetesi… Bir taraftan  ‘tarafsızlık’ yalanı matah bir gerçek gibi dayatılırken, öte yandan yandaş olup havuza girmeyenin ‘gazete’ havuzda yüzmeyenin ‘gazeteci’ sayılmadığı bir dönemde; yine en net ifade ile işgalci Bush’a ayakkabısını atan Iraklı gazeteci Muntasar El Zeydi gibi o gün geldiğinde ‘ilk ayakkabı’yı atmayacaksak, batsın ‘gazetecilik’… Sebeplerini bu süreçte çokça haber yapacak, yazacak, tartışacak ve tartıştıracağız ama bizim safımız ‘hayır’lı saf, tekrar tekrar ilan edelim. *** Yüzde 49.9’un kaybetmiş olup, yüzde 50.1’in kazanmış olacağı bir seçim yaşayacağız. 15 yıldır girdiği her seçimde çoğunluğu elde eden iktidar partisi için, yüzde 49.9’un dahi ‘hezimet’ sayılacağı bir referanduma gidiyoruz. Burada birkaç öneride bulunmak istiyorum: 1-) Seçimi kaybetmesine rağmen, OHAL ilan ederek koltuğu bırakmayacağını açıklayan Gambiya Lid.. Devamını Oku

Referandum olacak ama ‘hayır’ demek yasak

“Belki de gezegenimiz galaksinin tımarhanesidir” sözünün kime ait olduğunu bulamadım.   Gezegenimize dair bir şey söylemeyeceğim ama memleket olarak aklımıza mukayyet olmamız gerekiyor şu sıralar, o kesin. Epeyce süredir başka hiçbir derdimiz yokmuş gibi, başkanlığa geçişimizin yollarını arıyoruz ve yollar her ‘tıkandığında’ yeni bir bomba patlıyor ya; mesela bu aklımızı başımızdan alıyor. Ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın ‘başkanlık sistemi’ne dair yapılması muhtemel referandum için çarpıcı bir değerlendirmesini izledim bugün. Program sunucusunun “Başkanlık Sistemi olur mu?” sorusuna Ortaylı, “Onun canı başkan olmak istiyor, hayırlı olsun ama ne de olsa ileride çöker o sistem. Kaldırmaz. Ne başkanı. Burası Uruguay mı? Yürümez. Kırk bin tane problem çıkar, bunlar sadece çatışmayı hızlandırır. İsteyen istediğini yapsın. 300-400 mebusumuzla referanduma gideriz, referandumda da millet verir. Bizim milletin verdiği reylerin üzerinde tartışmak gerekir. Yüzde 92 Evr.. Devamını Oku

İz Dergi Ocak 2017: ‘Hayır’da buluşalım!

2

2016’nın son sayısında bu köşeden ‘Eski yılı yaşlı bir adam, yeni yılı henüz doğmuş bir bebek olarak sembolleyen görselleri hatırlarsınız. Eski yıl yaşlıdır ama sevimlidir. 2016 için benzer bir görsel hazırlayacak olan olursa, sadece yaşlı değil, kötü ve çirkin bir figür çizmeli’ diye yazmıştım. Yeni yıla dair tüm beklenti ve umutlarımız, 2017’nin henüz ilk saatlerinde kursağımızda kaldı. İz Gazete’nin karikatüristi Mustafa Yıldız’ın 2017’ye dair çizdiği bu karikatür, sadece umut ederek, bir öncekinden daha iyi bir yıl yaşamayacağımızı tekrar tekrar hatırlatıyor bize. Umut edip, temennilerde bulunarak beklemek, belki de uzun yıllar bizi hayal kırıklıklarına uğratacak bir hal olacak. Belli ki, hızla bundan vazgeçmeliyiz. *** Dergimizin bu sayısında, ’35 Soruda Şehrin Renkleri’ köşesinin konuğu Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve İzmir milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu oldu. Kılıçdaroğlu’na, dergimizin Ankara temsilcisi Yasin Aksu ek olarak 3 soru daha sordu. Genel B.. Devamını Oku

İz Dergi Aralık 2016: Yeni yıla doğru

E

Eski yılı yaşlı bir adam, yeni yılı henüz doğmuş bir bebek olarak sembolleyen görselleri hatırlarsınız. Eski yıl yaşlıdır ama sevimlidir. 2016 için benzer bir görsel hazırlayacak olan olursa, sadece yaşlı değil, kötü ve çirkin bir figür çizmeli. Turgut Uyar’ın şiirlerindeki gibi, “başarısız boktan bir kış geçirdik kanımız bile doğru dürüst akmadı bir sürü çocuğu öldürdüler.” Daha ne kadar böyle sürer, bilemiyoruz. İşte en çok bu kaygılandırıyor insanı. Şimdiden temennimiz o ki, yeni doğan bebek gibi güzel olsun 2017… *** Bir sonraki sayımızda detayları da okuyacaksınız ama bu sayıdan duyurmak isteriz. 21 Ocak 2017’de İz Gazete’nin kuruluş yıldönümünde, 1. Yıl şöleni gerçekleştireceğiz. Hem Ocak ayında yitirdiğimiz gazetecileri anacak, hem yeniye dair tüm temennilerimizle, gazete ve dergi olarak da yeni bir yıla merhaba diyeceğiz. *** Buradan yazmamda sakınca yok. Çalıştığımız dağıtım firmasından ötürü, dergimiz dönem dönem abonelerimize ulaş.. Devamını Oku

İZBAN işçisini CHP Parti Meclisi ‘gaza getiriyor’

C

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Saray’ında topladığı çiftçilere ‘Ben de çobanım’ dedikten sonra, sosyal medyada yine ‘koyun’ muhabbeti dönmeye başladı. Öyle ki, AKP’ye oy vermeyen geniş kitlenin bir kısmı, dönem dönem AKP’ye oy veren yüzde 49’a dair, Nazım Hikmet’in şiirinden de gönderme yaparak ‘koyun gibisin kardeşim’ diyor. AKP’ye oy vermeyenler, AKP’ye oy verenleri, bir paket makarnaya bir çuval kömüre ‘oyunu satmak’la, haksızlıkları görmeyip, hakkı için direnmemekle suçluyor. Özellikle de seçim dönemlerinde tablo bu. İZBAN işçileri açlık sınırının altında olan ücretlerinin yükseltilmesi için anayasal hakları greve çıkmayı kullanınca, bir cenah direnen işçileri sosyal medyadan linçe başladı. Şaşılacak bir şey yok. Ne zaman ki birileri hakkı için dirense, işine gelmeyen başka birileri de bu direnişe çamur atmak, kara çalmak için olmadık iftiralara başvurur. Hayatının bir döneminde öyle ya da böyle direnmiş, ya da bir direnişe tanıklık etmiş herkes bunu yaşamıştır. İZBAN’a dair ka.. Devamını Oku

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Köşe Yazıları

Arşivde Ara

Dikey